On yıldır kanser tedavisinde alternatif ve tamamlayıcı yöntemler
üzerine çalışmalar yapan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi
Çapa Onkoloji Merkezi Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, çağın hastalığı
kanserden korunma yollarından biri olarak ’üç kara’ formülü önerdi:
Kuru kara üzüm, kuru kara kayısı ve kuru kara erik. Topuz yeşillerin
öncelikli olduğunu vurgulayarak; üç kara olarak tanımlanan üzüm, kayısı
ve eriğin da önemli etkiye sahip olduğunu belirtti.
Taze yeşil biber, portakal suyu
Kansere karşı nasıl beslenilmeli? Hem önleyici hem tedavi sürecinde nelere dikkat etmek gerekir?
Antioksidanlar
Oksitlenme olaylarını baskılayan maddelerdir. İnsanda normal
biyokimyasal olaylardan sonra ortaya çıkan, kanda serbest dolaşarak
sağlıklı hücrelere adeta saldıran ve onların DNA yapılarını
değiştirerek tümör gelişmesine zorlayan maddelere karşı vücudu
korudukları belirtiliyor. Ancak, kanser riskini düşürmekteki rolleri
henüz kesinleşmediği için araştırmalar devam ediyor. Bu grubun önde
gelenleri vitamin-C, beta-karoten ve vitamin-E’dir.
C vitamini farkı
Vitamin-C ağız boşluğu, yemek borusu ve mide kanserlerine karşı
koruyucu olabilir. Ayrıca rektum, pankreas, rahim kanserlerinin gelişme
riskini azaltabileceği, meme ve akciğer kanserine karşı koruma
sağlayabileceği öngörülüyor. Vitamin-C kaynağı olaraksa, portakal,
portakal suyu, taze yeşil biber, çilek, kırmızı biber, pişirilmiş
brokoli gösteriliyor. Beta-karoten için kaynaklar koyu yeşil yapraklar,
sarı-oranj meyve ve sebzeler olarak ifade ediliyor.
Yüksek miktarda beta-karoten ise havuç, kabak, taze patates ve
ıspanakta bulunuyor. Mide, akciğer, prostat, meme ve baş-boyun
kanserlerinin gelişme riskini düşürebileceği olasılığından beta karoten
zengini besinler öneriliyor. Bununla beraber, beta-karoten kullanımında
kesin öneri öncesi daha çok araştırma gereksinimi vardır. Aşırı dozda
alınması riskli kişilerde, aynı sigarada olduğu gibi, akciğer kanserine
neden olabileceği düşünülüyor.
Brokoli, dut, armut, kayısı, şeftali
Fitokimyasallar
Bitkilerin yapısında bulunan bazı kimyasal bileşiklerdir ve
bitkileri bakteriler, virüslar ve mantarlara karşı korurlar. Ayrıca
antioksidan, besin koruyucu ve kanser yapıcı ajanlara karşı engelleyici
etkileri olabileceği bildiriliyor. Yüksek fitokimyasal maddeli
yiyecekler brokoli, dutlar, soya kabukları, armutlar, şalgamlar,
kereviz, havuç, ıspanak, zeytinler, domates, mercimek, kavun, sarımsak,
kayısı, soğanlar, soya fasulyesi, yeşil çay, şeftali, kabaklar,
kıvırcık ve Brüksel lahana ve kırmızı şaraptır.
Deniz ürünleri, sarımsak, soğan
Omega-3 yağ asitleri
Vücutta yapılmayan bu asitler yiyecekler veya ek katkılardan alınan
yağ asitleridir. Deniz ürünleri, özellikle sıcak su ürünleri, keten
tohumu yağı ve fasulyede bulunan bu asitlerin meme ve prostat
kanserleri risk ve gelişmesini önlemede rolleri olabileceği
bildiriliyor. Kuarsetin maddesi soğan ve sarımsakta bol miktarda
vardır. Kanser öncesinde, tedavisi esnasında ve sonrasında çok
etkilidir. Sarımsak çok faydalıdır. Hem enfeksiyonlara karşı korur, hem
de yapılan çalışmalar sarımsağın mide kanserinden, bağırsak
kanserinden, yemek borusu kanserinden ve akciğer kanserinden koruduğunu
göstermiştir.
Kemoterapiden sonra deniz ürünleri
Prostat kanserinde selenyum ispat edilmiş. Domatesin içindeki
laykopen maddesi ispat edilmiş. Bunları verebilirsiniz. Kemoterapi
vücuttaki normal hücreleri de tahrip edebilir. Vücudun genel durumunu
bozabilir. İşte bunu düzeltmek için de tamamlayıcı tıbbın ayrı bir yeri
vardır. Bu konuda da yine Omega-3 çok faydalı. Ama Omega-3’ü çok iyi
balık yağından almak lazım. Okyanuslardaki sardalyalardan ve somon
balıklarından elde edilen faydalıdır. Bunun dışında, selenyum,
laykopen, bunlar bağışıklık sistemini güçlendirir. Ekinezya da öyle.
Folikasit, hem kanserden korur, hem de kanserden sonra kemoterapinin
yarattığını tahribatın önlenmesinde etkilidir. Ginseng, ananas, kara
üzüm faydalıdır. Zerdeçal çok önemli bir maddedir.
Hem tümör hücresini yok eder hem de immün sistemini güçlendirir.
Çörekotu, zencefil, çok önemlidir. Bazı meme kanseri türlerinde keten
tohumunu tavsiye ederiz. Ama bu her meme kanseri için geçerli değil.
Alkol ve sigaradan kesinlikle uzak durun
Peki sigara ve alkol…
Kesin olarak en önemli faktör sigara ve alkol. Eskiden kırmızı
şarabın bir miktar içilmesini tavsiye ederdik. Ancak son çıkan
yayınlar, günde iki bardak kırmızı şarap içenlerde meme kanseri
riskinin arttığını gösterdi. Ve özellikle sert rakı, votka, viski,
tekila gibi içkilerden kesinlikle uzak durulması gerek. Bunlar sigara
ile birleştiklerinde kanser riskini yüksek oranda artırıyor.
Kanser tedavisi sırasında tamamlayıcı tıbbın rolü nedir?
Kanser meydana geldiyse işte bizim için asıl tehlike buradadır.
Hastalarımızın bilinçsizce kullanacağı herhangi bir bitki kanser
olayını tetikleyebilir. Yani kanser için verdiğimiz ilaçları ya
nötralize eder ya da potansiyelize eder. Onun için hastaların
kesinlikle tamamlayıcı ya da alternatif ilaçları doktora danışmadan
kullanmaması gerekir.
Antidepresan ilaçları almayın!
Örnek verebilir misiniz?
En basitini söyleyeyim: Kadınların yüzde 40’ının kullandığı bir
antidepresan ilaç var. Diğer bütün ilaçları bloke ediyor. Mesela
greyfurt suyu. Bağırsakta P450 denen bir enzim var. İlacın emilmesine
mani olduğu gibi, ilacı dört kat potansiyalize edebiliyor. Yani hastayı
zehirliyor. Onun için doktorun çok bilinçli olarak hastasına bunu izah
edip yasaklaması gerekiyor.
Kuru acı biber kansere neden olabilir
Acı biberin bazı türleri kansere sebep oluyormuş?
Acı biberin, immün (bağışıklık) sistemini güçlendirdiği ve hayvan
deneylerinde tümörlü farelerin tümörlerini küçülttüğü görülmüştür. Ama
bu taze acı biber, arnavut biberi. Güneydoğu’da sıklıkla kullanılan
kuru acı biber aflatoksin içerir ve bu madde karaciğer kanserine sebep
olur.
Kanserle mücadelenin üç sacayağı
Kanserle mücadelede maneviyatın rolü nedir? Meditasyon gerçekten kanseri tamamlayıcı bir tedavi mi?
Bu süreçte inanç gerçekten çok önemlidir. Seni yaratanın varlığına
mutlaka öncelikle olarak inanmalısın. Sonra doktorunun seni tedavi
edeceğine inanarak güvenmelisin. Aile sevgisi mutlaka olmalı. Sevgisiz
hiçbir şey olmaz. Bunlar tedavide şart kanunlardır. Bunlar olmazsa
olmaz. Ancak ben Allah’a inanıyorum diye de tedavi olmazsanız, beni
nasıl olsa Allah kurtarır derseniz işte o zaman öbür tarafa çok erken
giderseniz. O zaman karışmam. Öyle dalga yok. Meditasyon, yoga, gülmek
bunları hayatınızdan çıkarmayın.
Duanın kanser hastaları üzerindeki etkisiyle ilgili bir çalışmanız vardı. Bundan bahsedebilir misiniz?
Kanser tedavisi konusunda inanç da çok önemli. İnancın, hastaların
immün sistemini güçlendirdiği iddia ediliyor. İtalya’daki Katolik
kiliselerinde bununla ilgili araştırmalar yapıldı. Araştırmanın
sonuçları gösterdi ki dua ve inanç hastaların immün sistemini
güçlendiriyor. Her zaman için, hangi dinden olursa olsun… Hastalığı
inançla beraber yeneceğimizi her zaman söyleriz. Bu gayet normal. Çünkü
inanmazsan zaten kaybedersin.
Gürültülü müzik kanser yapar
Bach, Mozart dinleyin
Gürültülü müzikten uzak duracaksınız. Fareler üzerinde yapılan bir
araştırmada gürültülü müziğin kanser yaptığı görülmüştür. Klasik müzik
dinleyin. Mozart’ı, Beethoven’i, Bach’ı dinleyin.
Tedavide kanser şarlatanlarına dikkat edin! |