Bizleri bir gaye için yaratıp yaşatan, dünya denilen imtihan meydanına
getiren Yüce Allah; “Mü’minleri ancak kardeştirler. Öyleyse,
kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki,
size merhamet edilsin”[1] ayetiyle mü’minlerin birbirleriyle kardeş
olduklarını, kardeşler arasında dargınlığın giderilmesini, barışın
sağlanmasını, Allah’a karşı gelmekten sakınılmasını, ancak bu şekilde
Allah’ın rahmetine nail olunacağını haber vermektedir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) ise; “Birbirinize haset etmeyin.
Birbirinizi aldatmayın. Birbirinize dargın durmayın. Birbirinizden yüz
çevirmeyin. Birbirinizin bitmek üzere olan pazarlığını bozmayınız. Ey
Allah’ın kulları! Kardeş olun. Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona
zulmetmez, Onu yardımsız bırakmaz, Ona hor bakmaz...”2 başka bir
hadislerinde ise; “Birbirinizle ilginizi kesmeyin. Birbirinize arka
çevirmeyin, dargın durmayın. Birbirinize düşmanlık etmeyin, birbirinizi
kıskanmayın. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun. Bir Müslümanın din
kardeşine üç günden fazla dargın durması helal olmaz.”3 buyurmaktadır.
Değerli Mü’minler!
Allah’ın emri, Peygamberimizin öğütleri bu şekilde iken; Müslümanı
Müslümana düşürmek, zina ve nifak çıkarmak, bölmek, parçalamak,
düşmanlık etmek, dargınlık, kırgınlık, kızgınlık içinde kamplara
bölünmek ilahi emir ve tavsiyelere karşı gelmek, onlara isyan etmektir.
Bu, İslam kardeşliğine uymadığı gibi, hiçbir mü’mine de yakışmaz. Bizim
vazifemiz İslam kardeşliğinin icaplarını yerine getirmek, dargınları ve
birbirleriyle anlaşamayanları barıştırmak, Müslümanların aralarını
düzeltmektir. Allah ve Peygamberin emri budur.
Mü’min olarak bizlerin: Yaratıcımız, Peygamberimiz, kitabımız, dinimiz,
ezanımız, kıblemiz birdir. Allah’a ve Rasulüne iman etmiş, teslim olmuş
kardeşleriz. Birbirimizin affı ve mağfireti için dua ederiz. Okuduğumuz
her Fatiha’yı, bütün mü’minlerin ruhlarına bağışlarız. Günde beş vakit
namazın son “Tahiyyatında: ” “Rabbimiz! hesap görülecek günde, beni,
ana-babamı ve Mü’minleri bağışla.”4 diye dua ederiz. Mü’min olarak
kendimiz için istediğimizi din kardeşimiz için de ister, birbirimizi
sever-sayarız.
Kardeşlik, birlik, beraberlik, sevgi, şefkat, yardımlaşma, eşitlik,
ahlak, fazilet, güven ve samimiyeti esas alan İslam’a inanıp gönül
vermiş kişiler olarak, kin, nefret, ihtiras, buğz duygularını,
olur-olmaz işlerden dolayı dargınlığı, kızgınlığı, kırgınlığı yok edip,
İslam kardeşliğinin gereklerini yerine getirmeliyiz. Darlık da ve
sıkıntıda olan mü’min kardeşimizin sıkıntısını gidermeli, onlara
yardımcı olmalıyız. Küskünleri, dargınları barıştırmalı, aralarını
düzeltmeliyiz. |
|
Yorum Yazılmamış... |
Sponsor Bağlantılar |
|