Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün):
"Ümmetim onbeş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip
olur!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler "Ey Allah'ın Resûlü! Bunlar nelerdir?" diye
sordular. Aleyhissalâtu vesselâm saydı:
-Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki
sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir metâ haline gelirse,
-Emanet (edilen şeyleri emânet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar)
ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman,
-Zekât (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman.
-Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği;
-Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı;
-Mescidlerde (rıza-yı ilâhi gözetmeyen husûmet, alış-veriş, eğlence ve siyâsiyâta
vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman.
-Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu;
-(Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren
zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği;
-(Çeşitli adlarla imal edilen) içkiler (serbestçe) içildiği;
-İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği;
-(San'at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve
salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde)
şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği;
-Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar
ve bahanelerle) hakâret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, (zelzeleyi), yere batışı
(hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) (veya gökten taş yağmasını, (kazfi)
bekleyin."
Tirmizi, Fiten 39, (2211).
1005 - Ebu Ümâme (radıyallahu anh) anlatıyor: "Kim bizzat gazveye katılmaz
veya bir gaziyi techiz etmez veya bir gazinin ailesini hayırlı bir şekilde himaye
etmez ise, Allah kıyamet gününden önce ona hiç beklemediği bir musibet
ulaştırır."
Ebu Dâvud, Cihâd 18, (2503).
4971 - Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Mehdi benim zürriyetimden, kızım Fâtıma'nın evladlarındandır."
Ebu Davud, Mehdi 1, (4284).
1007 - Seleme İbnu Nüfeyl el-Kindî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah
(aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ümmetimden bir grup, hak yolunda mücadeleye (hiç ara vermeden) devam
edecek, Allah da, onlar(la mücâdele sebebi) ile bazı kavimlerin kalplerini
saptıracak ve bunlardan (alınanlarla) onların rızkını sağlayacaktır, bu hal kıyamet
gününe, Allah'ın va'dinin gelme anına kadar devam edecektir. Atın, kıyamete
kadar alnında hayır bağlıdır. Rabbim bana, aranızda kalıcı değil, gidici
olduğumu, ruhumu kabzedeceğini, sizin de beni, (birbirinizin boynunu vuran
gruplar olarak) takib edeceğinizi bildirdi. Sakın birbirinizin boynunu vurmayın.
Mü'minlerin (fitne sırasında emniyette olacakları) asıl yerleri Şam'dır."
Nesâî, Hayl 1, (6, 214-215).
1648 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdular ki: "Bana en sevgili olanınız, kıyamet günü de bana
mevkice en yakın bulunacak olanınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır. Bana en
menfur olanınız, kıyamet günü de mevkice benden en uzak bulunacak olanınız,
gevezeler, boşboğazlar ve yüksekten atanlardır." (Cemaatte bulunan
bâzıları): "Ey Allah'ın Resûlü! Yüksekten atanlar kimlerdir`?" diye sordular. "Onlar
mütekebbir (büyüklük taslayan) kimselerdir!" cevabını verdi."
Tirmizî, Birr '77, (2019).
4972 - Ebu İshâk anlatıyor: "Hz. Ali radıyallahu anh, oğlu Hasan radıyallahu
anh'a baktı ve: "Bu oğlum, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın tesmiye
buyurduğu üzere Seyyid'dir. Bunun sulbünden peygamberinizin adını taşıyan biri
çıkacak. Ahlakı yönüyle peygamberinize benzeyecek; yaratılışı yönüyle ona
benzemeyecek" dedi ve sonra da yeryüzünü adaletle dolduracağına dair gelen
kıssayı anlattı."
Ebu Davud, Mehdi 1, (4290).
1959 - Selmânu'l-Fârisi (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtü
vesselâm) buyurdular ki: "AIlah'ın yüz rahmeti var. Bunlardan biriyle mahlükat
kendi aralarında birbirlerine merhamet gösterirler. Doksandokuz rahmet de
Kıyamet günü içindir."
Müslim, Tevbe 20, (2753).
1983 - Ammâr İbnu Yâsir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdular ki: "Kimin dünyada iki yüzü varsa kıyamet günü, ateşten iki
dili olacaktır."
Ebü Dâvud, Edeb 39, (4873).
2799 - Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdularki: "Sizden biri, rüku ve secdede başını imamdan önce
kaldırdığı zaman Cenâb-ı Hakk'ın, (Kıyamet günü) başını eşek başına veya
sûretini eşek sûretine çevire(rek dirilte)ceğinden korkmaz mı? ''
Buharî, Ezân 53; Müslim, Salât 114, (427); Ebu Dâvud, Salât 76, (623); Tirmizî,
Salât 409, (582); Nesâî, İmâmet 38, (2, 96).
3329 - Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm: "Kim kardeşinin ırzını müdafaa ederse, Kıyamet günü allah, onun
yüzünden ateşi geri çevirir."
Tirmizi, Birr 20, (1932).
3405 - Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: "Bir kul dünyada bir kulu örterse, Allah Kıyamet günü
onu mutlaka örter.''
Müslim, Birr 72, (2590).
4088 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: "Kim, bir ilimden sorulur, o da bunu ketmedip
söylemezse (Kıyamet günü) ateşten bir gem ile gemlenir."
Ebu Davud, İlm 9, (3658); Tirmizi, İlim 3, (2651).
4290 - Buhari'nin İbnu Ömer radıyallahu anhüma'dan kaydettiği diğer bir
rivayette şöyle buyrulmuştur: "Kim, araziden haksız olarak bir karışlık yer alırsa,
Kıyamet günü, onunla yedi kat yere batırılır."
Buhari, Mezalim 13, Bed'ü'l-Halk 2.
4317 - Ubey İbnu Ka'b radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Kıyamet günü geldi mi, ben peygamberlerin imamı, hatibi ve (onlar arasında)
şefaat (etmeye yetki) sahibi olacağım. Bunda övünme yok."
Tirmizi, Menakıb 3, (3617).
4336 - Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki:
"Bir yerde ölen Ashabımdan hiçbirisi yoktur ki, Kıyamet günü oranın ahalisine bir
nur ve onlara (cennete sevkte) bir rehber olmasın."
Tirmizi, Menakıb (3864).
4981 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı
kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça
Kıyamet kopmaz." ... Selam ve dua ile...
|
Yazan:
asd
bok gibi yapmıssınızzzzz

|
|
Yorum Yazılmamış... |
Sponsor Bağlantılar |
|